Vuvu markası, gücünü dünyadaki en değerli ve ender maddelerden olan platinden alır. (Üretici: Anovex Co. Ltd.,Üretim izin numarası: No: 56200400891/Gıda sağlık yasası 52.maddesine göre ticaret izin belgesi, Shizuoka Bölge Valiliği)
Vuvu markası, gücünü dünyadaki en değerli ve ender maddelerden olan platinden alır. (Üretici: Anovex Co. Ltd.,Üretim izin numarası: No: 56200400891/Gıda sağlık yasası 52.maddesine göre ticaret izin belgesi, Shizuoka Bölge Valiliği)
Platin parçacıkları olan platinum kolloidleri, sağlıklı hücreler ile neredeyse aynı elektrik potansiyeline sahip olmaları sayesinde, elektronları hücrelere aktararak hücreleri yenileyebilme gücüne sahiptir. (Aoyama Gakuin Üniversitesi Bilim ve Mühendislik Fakültesi, Fujiki Laboratuarı Rimi Tezi) (Eşit 20 taraflı şekil modeli: Koga Kenji/ Japonya Fizik Derneği Dergisi, 59 2004 776.)
UV ışınları, stres, yaşlanma ve diğer çevresel etkiler nedeniyle hasar gören hücreler zaman içinde dokularımız ve cildimizde istenmeyen etkiler yaratır. Bu süreç oksidasyon olarak adlandırılır. Oksidatif stres; cilde hücresel ve yapısal bakımdan zarar verip, hücre çoğalmasını olumsuz anlamda etkiler. Tıp dünyasında da olumlu etkiler vaat eden nano platin parçacıklarının en önemli özelliği ise antioksidan etkisi sayesinde tüm bu istenmeyen oksidasyon etkilerini tersine çevirebilmesidir.
Platinum kolloidi, başka hiçbir kimyasala ihtiyaç duymadan dokuların yenilenmesini ve korunmasını sağlar. Platinum Vuvu’nun hücrelere ihtiyaç duyduğu nemi sağlayan ürünleri ile cilt bariyeri ve cildin kendine özgü metabolizması güçlendirilir. Işın yayma özelliği olan mikro platin parçacıkları, cilde olağanüstü bir parlaklık ve güzel bir görünüm kazandırır. (Redüksiyon Gücünün Deneyi: Biological & Pharmaceutical Bulletin Vol.27.No:25, Şyouwa Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, Aiuchi)
Cilde ve dokulara doğal bir sağlıklı görünüm kazandıran bu ürünler, cildin daha genç kalmasına katkı sunar.(Işık yayılmasının kanıtı, zayıf emisyon ölçüm cihazı ile ölçme: Hanamatsu Hotonikusu (Co. Ltd.), C8801 ölçüm sonucu)
Platinum kollodinin ruh halini düzenlediği ve dengede olmayı desteklediği de bilimsel çalışmalarla ortaya koyulmuştur.
Platin parçacıkları olan platinum kolloidleri, sağlıklı hücreler ile neredeyse aynı elektrik potansiyeline sahip olmaları sayesinde, elektronları hücrelere aktararak hücreleri yenileyebilme gücüne sahiptir. Temizleme Yağı, Sabun, Losyon, Serum ve Şampuanı’ndan oluşan Vuvu ürünlerinden meydana gelen serinin tamamında bu özel maddeyi kullandık. (Toksisite testi/ 28 günlük tekrarlanan doz toksisite çalışma sonucu: Nissei Bairisu Co. Ltd.)
“PlatinSai”, Japonya başta olmak üzere, dünyadaki 12 ülkede patent almıştır. Dünyadaki ilk platinum kolloid içeceği olan “sai” ; Japonya başta olmak üzere, Amerika, Güney Kore, Çin, Taivan, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, İsviçre, Hollanda ve Tayland gibi ülkelerde üretim metodu üzerine patent almıştır. Ayrıca, Japonya, Amerika ve Çin'de kullanım patenti alınmıştır. (“Sai” nin patenti, ham maddesini üreten ve bağlı olduğu şirket olan İnovex tarafından alınmıştır. Patent ürünün etkisini gösteren ölçü değildir.)
“PlatinSai'' doğuşundan bu yana dek,25 yıldan beri sevilen bir üründür. “Sai”, platinum kolloidi içeceği olarak, satışa başladığı günden itibaren 10 yıl süre içinde, sevenleri sürekli çoğalarak, yüz binden fazla kişi tarafından yedi yüz bin adetten fazla içilmiştir.
Genelde hiç sorun yaşamadan rahatlıkla kullanabilirsiniz. Ama duruma göre cildinize uymadığı takdirde kullanmayı durdurunuz ve satıcı firmaya danışınız.
Her bir tane platinum kolloidi mikro parçacığının boyutu yaklaşık 2~3 nm dir. Ayrıca, platinum kolloidinin içinde bu parçacıklarının 10~100 nm boyutunda kütle oluşturduğu bilinmektedir.
Cilde sürüldüğü zaman, platinum kolloidi mikro parçacıklarının, cildin Boynuzlu Tabakasında kalacağı ve cilt içine nüfuz etmeyeceği teyit edilmiştir. (Deney: Tokai Üniversitesi). (Ayrıca, geçici cilt irritasyon testi, 2 hafta süren irritasyon testi, göz irritasyon testi, cilt sezgi testi, ters mutasyon testi, tek kez oral uygulama testi, insan yama testi gibi tüm güvenirlik testlerini geçtiğinden dolayı rahatlıkla kullanabilirsiniz.
Eksi elektrik potansiyelin cildin bariyer fonksiyonun iyileşmesini hızlandırdığı kanıtlanmıştır. Cildin bariyer fonksiyonu sağlamlaşınca cildin su dengesi ve turn-overi düzenleneceğinden dolayı, platinum kolloidinin eksi elektrik potansiyel gücüyle leke, kırışıklık, sarkmalar da iyileşir. Ayrıca platinum kolloidinin devamlı olarak temin ettiği elektronların antioksidasyon etkisinin sonucunda leke, kırışıklıkların iyileşmesi de beklenebilir. Platinum kolloidli kozmetik ürünü genel anlamdaki içerik tedarik edici kozmetiği değil, elektrik kozmetik olarak cildin doğal haline dönmesini temin eder ve sonuç olarak anti-aging etkisini sağlar.
Genelde cildi aydınlatma içeriklerinin çalışma mekanizmasının Melaninin oluşumu ile ilgili olan Tyrosinase’yi etkileyerek, Melaninin oluşumunu engellemek ve ya oluşmuş olan Melaninleri redüksiyon edip yok etmek olduğu söylenir. Platinum kolloidi, normal cilt aydınlatma içerikleri gibi cilt fonksiyonunu zorla değiştirme yöntemi ile değil, cildin asıl sahip olduğu fonksiyonlarını güçlendirerek, doğal yenilenme gücüyle cildi aydınlatmayı hedefliyor. (Ayrıca yeterli miktarda su ile doyan cilt, ışığı daha çok yansıtarak, daha da aydınlık ve güzel gözükebilir.) 『 Fukui Hiroshi Cilt Güzelliği Bilimi』Bu bilgiye dayanarak da, cildin su dengesini düzenlemekte etkili olan platinum koloidinin cildi aydınlatma etkisinin de olduğu düşünülür.
Platinum kolloidi mikro parçacıkları bol miktarda su molekülleri taşıdığı için, platinum kolloidi suyunun buharlaşması gibi bir durum olmuyor. Ancak anormal kurak hava şartları ve cildin bariyer fonksiyonu düştüğü durumlarda, cilt su kaybetmeye yatkın olacağından dolayı, ihtiyaca göre yağ gibi ürünler kullanılabilir
2005 yılındaki deneyde, sai’den fotonların (ışık parçacıkları) yayıldığı bilinmektedir. Siyah görünse bile sai, aslında ışınlar yaymaktadır. Bunun, platinum kolloidinin, eşit 20 taraflı şekil oluşturması sonucu, büyük miktarda elektronun toplanıp foton saçmasından ileri geldiği düşünülmektedir. Bu yüzden Sai, gerçek anlamda bir ışın yayan su olup, onu içmemiz halinde vücudumuza ışın aldığımız anlamı ortaya çıkmaktadır.
2012 yılında, Tokyo Şehir Üniversitesi Genel Eğitim Bölümü'nden Doç. Dr. Sudou Seiichi’nin araştırmasında, Sai’dan yayılan ses dalgaları tespit edilmiştir.
Elektrik potansiyeline sahip, ışın yayan, sihirli su sai, bir bakıma içilen müziktir.
Elektrik, optik, akustik karakteristik özelliklerine sahip olan sai, uzmanların da oldukça ilgisini çekmektedir. Son yıllarda fizik ilminin gelişmesiyle, gözükmeyen mikro alanda, tüm element parçacıklarının kendine özel frekans ile titreşimini devem ettirdiği bilinmektedir. Ayrıca, gözle görülebilen makro dünyada, insan vücudu da, nefes ve nabız atışlarıyla ritim kaydetmektedir.
Müzik terapisinde, ruh ile vücut, bilinç ile bilinçdışını bağlamak önemli unsur olarak düşünülmekte ve seslerin sadece işitsel organlarla değil, ciltlerden de kabul edildiği söylenmektedir. Sesin bu bilinmeyen yönleri, bundan sonra kesinlikle daha da dikkat çekecektir.
1995 yılında, biz bir metal ile karşılaştık. O metal, platindi. Biz sırlarla dolu bu metalin hiç görülmemiş cazibesini hissettik ve platin koloidi geliştirme işine başladık. Ama bu normal ürün geliştirme süreçleriyle tamamen farklı halde, ne için, ne yapılacağı belli olmayan bir başlangıçtı. Ondan sonra, daha önce hiç görülmemiş özel deneylerin tekrarlanmasıyla, 1996 yılının Haziran ayında platin koloidini geliştirmeye başardık. O’nun kullanımı bir tane yazı ile kesinleşmiştir.
Sai’nin kullanım amacının kesinleşmesine, tamamıyla tesadüf denilmese de, acayip bir olay sebep olmuştu.
Platin kolloidi’nin, ilk önce sanayide kullanılması düşünülüyordu. Tam o sırada, birinden 1936 yılındaki, Amerika’nın“ Reader’s Digest” dergisinde yayınlanan bir yazı aldık. O dergide, Amerika’nın Rockefeller Araştırma Laboratuvarı tarafından uygulanan metal kolloidin tedavi amaçlı kullanılması ile ilgili yazı basılmıştı. Ayrıca, başka birinden de 1954 yılına ait bir yazı aldık. O yazıda, Dr. Hideyo Noguchi’nin fikriyle doktor arkadaşının metal kolloidini ilaç olarak kullandığı yazılmıştı. Biz bu bilgiyi bir yol gösterici olarak düşündük ve platinum kolloidi’nin içme amaçlı kullanımını hedefledik.
Sai, geliştirme ekiplerinin altı ay devamlı içmesinden sonra, arzu eden bir kısım insanlara ücretsiz olarak dağıtılmıştır. İki sene sonra, her türlü etkilerini gören kullanıcılardan “ Kesinlikle satılmasını istiyoruz” şeklinde geri bildirimler aldık ve onların teşvikleriyle, çeşitli çalışmalara geçtik. Sai’nin fiziksel özellikleri, güvenilirliği kanıtlanınca ise, genelde tanımlanması çok zor olan ferahlatıcı içecek olarak hükümet tarafından tanımlandı. Bu durum, dünyadaki ilk platinum kolloid içeceğinin doğuşudur.
Platin, uzaydan gelen değerli metal…
Şu an yeryüzünde platinin alınabileceği yer, meteor taşlarının çarpışmasıyla oluşan ve bundan yaklaşık 65 milyon yıl önce meydana gelen yer katmanıdır. Platin, 1 ton madenden sadece 3 gram alınabilen nadir ve çok değerli metaldir. Sonsuz zamanlar geçirip, uzak evrenden gelen değerli metal olan platin, hiç paslanmadan sürekli saçtığı asil parlamasıyla ebedi sevgiye yemin eden evlilik yüzüğünün standardı olmuştur.
İnsanlık tarihinde dönem dönem ortaya çıkmış ve kaybolmuş.
Şu an mevcut olan tarihteki en eski platin ürünü, eski Mısırın kadın rahibinin kalıntılarından kazılarak elde edilen kozmetik çantasıdır. Ayrıca, eski Andes Uygarlığındaki İnka İmparatorluğu da yüksek metal ayrıştırma teknolojisi kullanarak, platin ve altından takıları yapmışlardır. Ama İnka İmparatorluğu'nu işgal eden İspanyollar, platinin değerini anlamadan, kullanılması zor ve kaba bir metal olarak düşünerek platini nehire atmışlardır. ‘Platin’ adının da İspanyolların adlandırdığı ,”küçük taneli gümüş “denilen aşağılayıcı attan geldiği düşünülür.
Değerli Metallerin Kralı Olan Platin
Nihayet, 18.yüzyıla gelince platin bilimsel olarak kabul edilmiştir. Platinin eritilmesi ilk olarak bir İsveç bilim adamı tarafından başarılmıştır. Platinin, Altın, Gümüş, Demir, Bakır, Kalay ve Kurşundan sonraki yedinci metal olduğu ortaya çıkmıştır. 1780 yılında, Fransa Kralı Louis XVI’nin, ”Platin, krallara yakışan değerli metaldir. “ cümlesinden sonra platin de hak ettiği yeri bulmuştur.